Lifetalya Antalya

İklimi, doğal güzellikleri, plajları ve büyüleyici tarihi dokusuyla ülkemizin turizm başkenti haline gelen Antalya; her yıl yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlıyor. Antalya’nın gözbebeği olarak bilinen ve tarihin önemli uygarlıklarına tanıklık eden Kaleiçi ise şehrin en önemli turistik bölgeleri arasında yer alıyor. Rum, Selçuklu ve Osmanlı uygarlıklarına tanıklık eden ve Helenistik dönemden beri varlığını sürdüren Kaleiçi, farklı uygarlıkların mimarisini yansıtarak ziyaretçilerine büyülü bir ortam sunuyor. Özellikle Osmanlı dönemine ait yapılarıyla ön plana çıkan bölgenin her bir sokağında, barındırdığı farklı medeniyetlerin kültürel ve yapısal izlerine rastlamak mümkün. 

Önemli Uygarlıkların İzlerini Taşıyan Kaleiçi’ndeki Mimari Yapılar

19.yy sonlarına kadar korunma amaçlı kullanılan ve farklı medeniyetlerin yaşamını sürdürdüğü Kaleiçi, zaman içerisinde yapılan restorasyon çalışmaları ile varlığını korumaya ve Antalya ilinin en önemli noktalarından biri olmaya devam ediyor. Dönemin mimarisini yansıtan, çatısı kiremit yapılı yaklaşık olarak 3000 evi çevreleyen Kaleiçi’nde Üç Kapılar diye de bilinen Hadrianus Kapısı, Kesik Minare, Hıdırlık Kulesi, Yivli Minare, Mevlevihane ve Yat Limanı gibi önemli noktalar bulunuyor.

Farklı uygarlıklara ait evleri, camii, müzeleri, kiliseleri, surları ve daha birçok yapısı ile ziyaretçilerini zamanda geriye götüren Kaleiçi, aynı zamanda Antalya’nın en önemli ticaret noktaları arasında yer alıyor. Dar sokaklarında yan yana sıralanan ve turistlerin ilgi odağı olan hediyelik eşya dükkanları, yat limanı, farklı konseptlere sahip restoran ve barları ile ilgi odağı olan bölgede aynı zamanda belli dönemlerde yerli etkinlikler de gerçekleştiriliyor.

Kesik Minare Camii

Kuşkusuz, Kaleiçi denince özellikle yerli halkın aklına gelen ilk noktalardan biri Kesik Minare. Kısa bir süre önce restore edilen ve kesik kısmı tamamlanan yapının görünümü değişse de birçok kişi tarafından hala Kesik Minare Camii olarak adlandırılıyor. Bizans döneminde Panaghia Kilisesi olarak bilinen ve farklı uygarlıkların hakimiyetleri ile değişikliğe uğrayan; son olarak ise 1800’lü yıllarda camii olan Kesik Minare adı, büyük bir yangın sonucunda yok olan ahşap minareden geliyor. 

Hadrian Kapısı(Üç Kapılar)

Yerli halkın Üç Kapılar olarak da tabir ettiği ve şehrin en önemli buluşma noktalarından olan Hadrian Kapısı, bozulmayan yapısı ve ihtişamlı görünümüyle ziyaretçilerini adeta büyülüyor. Roma İmparatoru Hadrian’ın Kaleiçi’ne ilk kez girdiği yol olması sebebiyle kendisini onurlandırmak için adı verilen yapıya bakıldığında, yanlarda yükselen iki kule ve üç adet kemerli açık kapı dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra dönemin oyma işçiliğindeki ustalığını anlamak içinse kemerlerin üzerine bakmak yeterli.

Hıdırlık Kulesi

SİT alanı olarak ilan edilen ve çok iyi bir şekilde korunan Kaleiçi’nin en heybetli ve orjinalini korumayı başarmış yapılarından biri olan Hıdırlık Kulesi, Osmanlı ve Selçuklu döneminin mimarisini gözler önüne sererek o dönemi adeta yaşatmayı başarıyor. Denize yakın konumlanan ve o dönemlerde savunma amaçlı kullanılan Hıdırlık Kulesi’nin bazı kaynaklara göre o dönemlerde Etrüst mezarı olarak da kullanıldığı belirtiliyor. Günümüzde ise Antalya gezi rotalarının en önemli noktalarından olan kule, aynı zamanda yapının çevresinde yer alan restoran veya kafe gibi işletmelere giden müşteriler için inanılmaz güzellikte bir manzara sunuyor. 

Yivli Minare

Antalya’nın ilk İslami yapısı olan Yivli Minare’nin altında Selçuklu dönemine ait birçok yapı bulunuyor. Özellikle Ramazan aylarında sıkça ziyaret edilen Yivli Minare, şehrin en önemli sembolik yapıları arasında yer alıyor.

Her sokağı farklı bir hikâye anlatan, defalarca gidilse de farklı duygular uyandıran ve fotoğraf çekmeye doyamayacağınız Kaleiçi’nde gündüzleri bol bol gezerek yapıları keşfedebilir, akşamları ise farklı alternatifler sunan birçok mekanda keyifli vakit geçirebilirsiniz.

 

 

Lifetalya Antalya